Haber Detayı
06 Temmuz 2020 - Pazartesi 13:15
 
Peltek sustu, Çiftçi konuştu!
Türkiye’nin en başarılı 500 şirketleri listesinde Şanlıurfa’dan bir şirketin olmamasının ardından konu ile ilgili Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Halil Peltek’ten açıklama beklenirken, tepki ve açıklama eski Karaköprü ve Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi’den geldi.
ÖZEL HABER Haberi
Peltek sustu, Çiftçi konuştu!

Fortune Türkiye ve CRIF Türkiye tarafından 2008 yılından bu yana ortaklaşa gerçekleştirilen Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin listelendiği “Fortune 500 Türkiye Araştırması’nın 2019 sonuçları açıklandı. Açıklanan listede Şanlıurfa’dan bir şirketin olmaması sosyal medya üzerinden espriyle geçiştirildi.  Açıklamanın ardından Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Halil Peltek’ten açıklama beklenirken, konu ile ilgili açıklama eski Karaköprü ve Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi’den geldi.

 

Peltek sustu, Çiftçi konuştu!

 Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin listesinin açıklanmasının ardından gözler Ticaret Ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Halil Peltek’e çevrilmişti. Peltek’in konu ile ilgili herhangi bir açıklama yapmamasının ardından Şanlıurfa’dan bir şirketin olmamasına eski Karaköprü ve Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi tepki gösterdi.

 

“Neden dereceye giren bir şirketimiz yok?”

“Türkiye’nin en kıymetli toprağına sahip ve genç nüfusuna rağmen neden dereceye giren bir şirketimiz yok?” sözleri ile sitemini dile getiren Çiftçi, “Sosyal medyada Türkiye’nin en büyük şirketleri konusundaki açıklamalarda, Şanlıurfa’dan bir şirketinin olmamasını espriyle geçiştirmişler.” Sözleri ile de konunun espriyle geçiştirilmesine olan tepkisini dile getirdi.

 

Çiftçi’den öneriler

Eski başkan Çiftçi, sitemini ve tepkisinin yanı sıra şirketlerimizin başarılı olması adına izlenmesi gereken yol haritasını açıkladı. Şirketlerle ilgili başarılı olmak adına 10 maddelik bir yol haritası belirleyen Çiftçi’nin konu ile ilgili önerileri şu şekilde oldu.

1-            Enerjimizi boşu boşuna harcıyoruz. Bir birimizin gelişmesini istemiyoruz. Bir birimizi çekiştirmekte çalışmaya zaman ayırmıyoruz.

2-            Uzmanlığa önem vermiyoruz. Hem patron oluyoruz, hem işçi oluyoruz, hem de muhasebeci oluyoruz.

3-            Ar-Ge’ye önem vermiyoruz. Ben her şeyi bilirimin havasındayız. Plan ve program bize külfet gelmektedir. Şans unsuruyla çalışıyoruz.

4-            İstişareye önem vermiyoruz. Hiç bir şirketimizin yönetim kurulları çalışmıyor.  Ortak akıl en güçlü akıl olduğunu bilmeden bireysel çalışmaya önem veriyoruz.

5-            Şirketlerimiz kapalı devre çalışmaktalar. Kendilerine pazar bulma çalışmalarını bilmiyorlar. Bunu içinde profesyonel destek almamaktalar.

6-            Üretimi sevmiyoruz. Üretim yoğun çalışma gerektirir. Biz çok kısa sürede kazanmak istiyoruz.

7-            Markalaşma çalışmalarımız yok. Markalaşma uzun süreli detaylı çalışma gerektirir. Biz kısa sürede çalışan ve detayla ilgilenmeyen yapıdayız.

8-            Aile şirketleri haricinde ortaklıklar kuramıyoruz. Çünkü biz birbirimize güvenmiyoruz. Güveniyormuş yapıyoruz. Buda yeterli olmuyor. Zaten uzmanları yönetme anlayışımız olmadığından ortaklıklarımız yürümüyor.

9-            İşletmelerimizde iş bölümü yoktur. İş bölümü sağlıklı olmayınca o bölümden verim almamız mümkün olmuyor.

10-         Şehrin lobisini oluşturmak isteyen kişiler, işletmelerin ilerlemesini istemiyorlar. İstiyorlar gibi yapıp ancak gerçek anlamda istemiyorlar. Böylece vizyon ve gelişimin önünde gizli engeller olmaktadır.

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı